GENEL BİLGİLER

BULHASAN KÖYÜ

İlçe: GEMEREK - İl: SİVAS

 

Köy Muhtarı: Erdal YILDIZ

 
Muhtarlık Erişim Bilgileri:

Telefon:

 0-346-621 10 24

Cep Telefonu:

 

 
Demografik Bilgiler:

Nüfusu:

2000

218

1997

194

İle Uzaklığı:

 156 km

İlçeye Uzaklığı:

 37 km

 

Sağlık Evi
Var / Faal
Sağlık Ocağı
Yok

İlköğretim Okulu
Var / Faal Değil
Taşımalı Eğitim Yapılıyor

PTT Şubesi
Yok
PTT Acentası
Var

Su Şebekesi
Var
Kanalizasyon
Var

Enlemi: 39.4166667
Boylamı: 36.1166667

Telefon kodu: 346
Posta kodu: 58840

Bulhasan Köyü Kalkınma Dayanışma ve Kültür
Derneği

Bekir Ceylan (Başkan)
0-346 621 10 79

Tarihçemiz :

OĞUZ TÜRKLERİNİN İLBEYLİ BOYUNA BAĞLI SUNGUR KOLUNDANMIŞ.OSMANLI ARŞİVLERİNDEN ALINAN BİLGİLERE GÖRE KÖYÜMÜZ EMLEK YÖRESİ KÖYLERİNDEN OLUP KURULUSU 18.YÜZYIL SONLARINA DAYANMAKTADIR.Köyümüzün kuruluşuyla alakalı pek fazla resmi bilgi olmayıp elimizde var olan bilgiler de rivayetlere dayanmaktadır.Tahmini olarak 200-250 yıl önce Afganistan dolaylarından gelen ve göçebe olarak hayat süren Atalarımızın izine ilk olarak Gemerek ilçesine bagli Burhan köyü civarinda Kızılırmak kenarında rastlıyoruz.Buradan da göçen atalarımız şuan bile BULHASAN bucağı denilen Keklicek köyünün güney doğusundaki Kızılırmak kenarındaki mevkiye yerleşmişler.Bir süre hayatlarını orada sürdürdükten sonra köyümüzün şuanda bulunduðu 1340 rakımlı Karababa dağının eteklerindeki vadiye yerleşmişlerdir.İlk rivayete göre ; Bulhasan bucağında otağı kurmuş ailelerden birinden baba ve oğlu o tarihte ormanlık olan Karababa dağına gezmeye gitmişlerdir.Baba ve oğul bir pınarýn başında dinlenirken (edindiğimiz bilgiye göre bu pınar köyümüz içinden geçen derenin kenarındaki Çatıöz pınarıdır) karşılarına altın sarısı büyük bir yılan çıkar.Baba ve oðul irkilirler,o sırada yılan gözden kaybolur.Babası oğluna oğlum BUL HASAN diye seslenir ve yılan o sırada gözden kaybolur.Sonra bu mekanlar hoşlarına gider ve Kızılırmak kıyısında bulunan dğer aileleleri buraya davet ederler.Aynı rivayetin başka versiyonunda Hasanın ormanda kaybolduğu ve babası oğlunu günlerce ormanda aradığını ve buluncada sevinip BULDUM HASANI! diyerek nidalar attığını, sonraları diğer aileleri buraya çağırdığı ,köyümüzün de böylece kurulduğu rivayet edenir.Diğer ve daha güçlü olan rivayete göre ise şuan ki köyümüz sınırları içinde yer alan Ziyaret dağı adı verilen dağda metfun bulunan zatın yedi kardesi vardır.(ayrıntılı bilgi için bakınız Karababa Efsanesi) Yedi kardeş Afganistan’ın Kuzey doğusunda yer alan BULHASAN adı verilen bölgeden gelmişlerdir..(Afganistandaki Bulhasan adlı bölgeyi sizde uydudan bulabilirsiniz).Yedi kardeşin tamamı yapılan bir savaşta şehit olurlar ve cenazeleri birbirini görür konumdaki yedi ayrı dağa defnedilir.Ziyaret dağında (Ziyaret dağı için bakınız:Bulhasan Resimleri) metfun bulunan zatın adının da BULHASAN DEVLET-LÜ oldugu köyümüzün adının da buradan geldiği diğer bir rivayettir.Zaten köyümüzün yaşlılarından alınan bilgiye göre köyümüz kurluşu itibariyle de yedi hanedir ve köyümüzdeki sülaleler de bu ailelerden gelmektedir.Sülale isimleri de 200-250 yıl önceki bu ailelerin büyüklerinden almıştır .

Erkan Ceylan

KARABABA DAĞI EFSANESİ

Karababa Dağı’nın da ilginç bir efsanesi bulunmaktadır. Bunlar Karababa, Abdal baba, Kevgir Baba, Küre Baba, Ağ Baba, Ali Baba ve Keltek Baba olarak yedi kardeşmiş. Her biri Şarkışla yöresindeki bir tepeye yerleşmiş. Bunlardan Karababa savaşa gitmiş. Savaş sırasında başı kopmuş. Kopan başını koltuğuna almış, diğer eliyle de mezarı için taş toplamaya başlamış. Taş toplarken, başından damlayan kan damlaları ardıç ağacı olarak büyümüş. Bugün Karababa Dağı’nın eteklerinde belli bir sıra takip eden ardıç ağaçları bulunmaktadır. Bunlar kutsaldır. Taşlar da kutsaldır. Adak yerinden ev yapmak için alınan taşlar ertesi gün inanışa göre alındığı yere dönmüş. Köylüler de yaptıklarından pişman olmuş.(ALINTIDIR : Kutlu Özen - FOLKLOR ARAŞTIRMACISI)


COĞRAFI YAPI :
Bulhasan Köyü ve çevresi 1500 m ve 2000 m arasındaki yükselti ve bu dağların arasındaki derin vadilerden oluşmaktadır. Köyde ovasal büyük düzlükler yok denecek kadar azdIr. Arazinin kuzeyinde yaylalar vardır. Bu yaylalar 1500 metrenin üstündedir. Köyümüze ait üç adet yayla vardır.Bunlar ;Düzoba, Pernek ve Çiçekli yaylalarıdır.. Yörenin en önemli yükseklikleri de şunlardır.

BÜYÜK DERELER :
Köyün arazisi oldukça büyük derelerle yarılmııştır. Bu dereler kilometrelerce uzar. Eskiden buralar ormanlık alanlarla kaplıymış. Bu gün ise genelde meşe olmak üzere oldukça seyrek vaziyette alıç, armut, çördük, kuşburnu, çıtkana çalısı gibi ağaçlarla kaplıdır.Köy içi 60lı yıllardan bu yana süregelen bilinçsiz kavak dikimi yapmıştır. Tüm köyü kaplayan kavak ağaçları yer altı sularını azalmasına hatta köy içindeki bazı pınarların kurumasına yol açmıştır.Hemen hemen her derede onlarca kaynak sular vardır.Artezyen kuyulardan da faydalanılır.Köy halkı bu sulardan tarla sulama ve ağaç yetiştirme açısından faydalanır.Mesire alanları da mevcuttur
Ayderesi,Körana,Kızılcoluk,Uzunkuyu,Kaçak mevkileridir.Çay,KisipDeresi,Cehennem Deresi,Sorgun,Peynirlik,Abidenin Asıldığı Dere,Katran Ocağı Köye ait mevkilerden bazılarıdır.
BİTKİ ÖRTÜSÜ :
Köy ve çevresi tipik bozkır bitki örtüsüne sahip. Ancak bundan yıllar önce tüm çevrenin ormanlarla kaplı olduğu bilinmektedir. Yöre halkının bilinçsizce ağaç kesimi bölgeyi bu günkü hale getirmiştir. Dedelerimiz ara sıra anlatırlardı. Köyün bütün dereleri ormanlık alan olduðu için girilemezmiş. Anlatılanları doğrulayan bitki örtüsüne değişik bölgelerde rastlamaktayız. Köyün bazı arazilerinde tek tük eski ormanlardan kalma çam ve ardıç ağacı türleri günümüze kadar gelmiştir. Oldukça kuytu köşelerde yaşam mücadelesi veren bu ağaçlar cılız ve bakımsız durumdadır.
Yörenin dağlık kesimlerinde ve derelerde bu gün can çekişen çok az sayıda bitki türü kalmıştır. Yerleşim birimlerine uzak oluşları ve dik ve sarp yamaçlarda kalmış olmaları biraz olsun rahat yaşamalarını sağlamış ve muhtarların da bu alanları korumasıyla özellikle meşe ve doruk ağaçlarının gün geçtikçe çoğalıp orman haline gelmesi sevindiricidir..;


Günümüzde hakim bitki örtüsünü oluşturanlar ise otçul bitkilerdir. .Özellikle Ayderesi mevkiinde fön rüzgarları sonucunda klima etkisi oluşmakta ve Körana mevkisinde genellikle köy ortalamasının üzerinde bir sıcaklık oluşmaktadır.Bu mevkide badem ağaçlarına ve adaçayı bitkisene rastlanması dikkate değer diğer bi husus.
Keven , karın keveni, karamıh , yalanı , ayrık , guşburnu, goyun gözü , çağşır , gibi köklü bitkilerde mevcuttur..
Ayrıca yörede tabiat o kadar cömerttir ki bir çok bitki türü de taze yiyecek olarak tüketilir. Mevsimine göre toplanarak tüketilen bu türlerin bir çoðu da ilaç olarak kullanılır. Bu bitkiler pişirilerek de yenebilir. Bunlar ;
Nane, kaya kuzukulağı, çayır kuzukulağı, hardal, karamık, kenger, kangal, ışkın, madımak, yemlik, teke sakalı, kuş(yılan) pancarı, evelik, ağ gül, çoban döşeği, ısırgan otu, emcek, kuşburnu, saarcek, nane,
Bu arada yörede dikilerek yetiþtirilen ve derelerde kendiliğinden yetişen bu bitkiler , son yıllarda da çelik şeklinde de yetiþtirilmeye baþlanmıştır. Yetiştirilen bu kavak türleride şunlardır ;
Ağ kavak, kara kavak,kanada kavağı, çay söğüdü, selvi, çelik, kanada kavağı türü...,
İKLİM :
Yörede iklim tipik karasal özellikler gösterir.Kış aylarında yüksek kesimlerin büyük bir kısmı kış boyunca karla kaplı geçer. Hatta bazı yıllar Temmuz ayına kadar yaylalarımızda kar bulunur. Eskiden yöreye çok kar yağarmış. Şimdi ise küresel ısınma bu yöreyi de etkilemiştir. 1960 lı yıllara kadar metre hesabı yağan kar günümüzde santim hesabına kadar düşmüştür. Aralık , Ocak , Şubat ve zaman zaman da Mart ayında yöre karla kaplı olur. Bazı yıllar kış, Kasım ayında ,bazen de Ocak ayında başlar.
Bazı yıllar çok soğuk geçer. Sivas merkez meteoroloji istasyonunun verilerine göre soğuk geçen kışlarda ısı - 34 dereceye kadar düşmüştür. Anadolunun birçok yerinde kışın karla kaplı olduğu süre 20 veya 30 günken Sivas ve özellikle yörede bu süre 2 ayı geçmektedir.
Yörede yaðmur mevsimi Mart ayının sonuna doğru başlar. Mayıs ayının sonuna kadar sürer. Ama yağmurlar sürekli değildir. Yörenin ormanlIk alanları olmadığından özellikle Temmuz ve Ağustos aylarında yaan yağmurlar büyük seller oluşturarak, mahsule çok zarar verir. Zaman zaman dolu fırtınaları da görülür. Güz mevsimi yağmurları senesine göre Eylül ve Kasım ayları arasında hüküm sürer. Bu mevsimde çok az yağış olur.
Yaz ayları ve sıcaklar Haziran ayının ortalarında başlar Eylül ayının ortalarında sona erer. En yüksek sıcaklık 30 derece civarında seyreder. Yörede yağışların çok olduğu fırtınalı günler şöyledir.

Fırtınalar :
1 - Hıdır ellez firtinası : Ocak ayının son haftası ile Şubat ayının ilk haftası arası.
2 - Koca karı fırtınası : Mart ayının ikinci haftası .
3 - Mart dokuzu fırtınası : Mart ayının üçüncü haftası .
4 - Abrıl beşi fırtınası : Nisan ayının üçüncü haftası .

Yağış bakımından yöre yılın yaklaşık üçte birini yağışlı geçirir. Yağışlı gün sayısı 100 günün üzerindedir. Yıllara göre değişir. Bu sürenin bir aydan fazlasını kışların kar yağışı, geri kalan süreyi de ilkbahar ve sonbahar yağışları oluşturur. Yağışlar oldukça düzensizdir. İlkbahar ve sonbaharda yağan yağışlar genelde sağanak şeklinde geçer. Yıllık yağış ortalaması 420.5 mm civarındadır.
Yörede rüzgar olarak genellikle Karayel ( Kuzey batı rüzgarları ) %25 19, Yıldız ( Kuzey rüzgarları %25 18 ) ve Poyraz ( Kuzey doğu rüzgarları %25 17 ) eser. Yöre alçak basınç alanında olduğu için genellikle kuzey rüzgarlarına açıktır.

Erkan Ceylan

NÜFUS VE EKONOMİ

Nüfusu kesin olarak bilinememekle birlikte yurtiçi ve yurtdışında yaşayanlarla 1000in üzerinde olduğu tahmin edilmektedir.Özellikle 60yıllardan sonra Avrupa’ya yaşanan işçi göçünden köyümüz de nasibini almıştır.Özellikle Almanya’da onlarca Bulhasanlı aile yaşamaktadır.Bu ailelerin de toplam nüfusu tam olarak bilinememektedir.Gurbetçilerin köy hatta ilçe ve il ekonomisine katkısı büyük olmuştur.Döviz girdisiyle beraber yaşam standartlarının yükselmesiyle köy halkı en faydalı yatırımını eğitime yapmış, emeklerinin karşılığını da fazlasıyla almıştır.Yüksek öğrenim gören öğrenci sayısı hızla artmış bu insanlar arkalarından gelen nesillere örnek olmuşlardır.Sonuç olarak 80 hanelik köyde olağanüstü bir tablo ortaya çıkmıştır(bakınız: tablo eğitim durumu).Bu ortalama yöre hatta Türkiye ortalamasının çok üstündedir.Yurtiçinde ve yurtdışında özel ve kamusal sektörlerde değişik kademelerde görev yapan Bulhasanlılar köylerine olan bağlarını genellikle koparmamışlardır.Bu gurur verici faslı bir kenara bırakıp köy halkındaki yerleşik yaşama dönelim.Köyde yaşam asıl olarak tarım ve hayvancılığa dayalıdır.İlk zamanlar odun kesimi-satımı ve meşe odunlarından kömür yaparak hayatını idame ettiren Bulhasanlılar bir süre sonra büyük ve küçük baş hayvancılığa girişmişler.Önceleri büyük çaplı yapılan hayvan yetiştiriciliğine rağbet kalmamış hatta tükenme noktasına gelmiştir.Büyük baş hayvancılık da genelde emeklilerde kendi süt,yoğurt vs. ihtiyaçlarını karşılamak için yapılan bir hobi olarak kendini göstermektedir..Küçük baş hayvancılığa da eski talep kalmamış, bir kaç ailenin yaptığı bir uğraş haline gelmiş.Önceden yaygın olarak yapılan arıcılık unutulmaya yüz tutmuştur.Tarım ise karasal iklim dolayısıyla genellikle buğday arpa yulaf yonca yer yer de mercimek ve nohut üzerinedir.Yaş sebze ve meyve yetiştiriciliği ise çok seyrektir.
Genç nüfus özellikle kış aylarında yok denecek kadar azdır.Özellikle son yıllarda Yeniçubuk ve Kayseri başta olmak üzere çevre il merkezlerine işçi olarak giden gençler yaşamını bu şekilde sürdürmekte yaz aylarında köye dönmektedir.Köy şuanda tatil köyü hükmündedir.Yaz ve kış aylarında nüfusu çok büyük farklılıklar göstermekte yazın nüfus ikiye üçe katlanmaktadır.Köyde son yıllarda yapılan sosyo-ekonomik faliyetler köyü yörenin cazibe noktası haline getirmiştir.

 

Erkan Ceylan

Ulaşım

Ulaşım eskine nazaran günümüzde daha kolay hale gelmiştir.Yıllardır görmezden gelinip yolları yapılmayan köyümüz 2006 yılında köy halkının yoğun çabaları ve lobi faliyetleri sonucunda KÖY-DES programı dahilinde asftalt yola kavuşmuştur.İçinden şehirlerarası otobüs terminalinin ve istasyonun da bulunduğu ilçemize bağlı Yeniçubuk'a 35km, Sivas merkeze şarkışla üzerinden 120km, Kayseri'ye ise 125km. uzaklıktadır...

Erkan Ceylan

GURUR TABLOMUZ : EĞİTİM DURUMU

34 ÖĞRETMEN
9 DOKTOR
7 MÜHENDİS
5 SUBAY-ASTSUBAY
4 SAĞLIKCI
4 GAZETECİ
4 AVUKAT
4 SAĞLIK GÖREVLİSİ
3 ECZACI
2 MALİYECİ
1 İKTİSATÇI
1 CUMHURİYET SAVCISI
1 EMNİYET MÜDÜRÜ
1 YAYINEVİ EDİTÖRÜ
1 VETERİNER HEKİM